
Erzurum Yaylalarından Sofranıza
Bir yağın kalitesi, hammaddesinin hikâyesiyle başlar. Erzurum'un yüksek rakımlı yaylalarında, taze ot ve çiçeklerle beslenen ineklerden elde edilen süt; geleneksel yöntemlerle işlenerek yayık tereyağına ve sade yağa dönüştürülür. Katkı maddesi, koruyucu veya renklendirici kullanılmaz; içinde ne varsa etiketinde de o yazar.
Köyden Gelsin yağları, soğuk zincir paketle kargoya verilir ve Türkiye'nin her yerine teslim edilir.
Yayık Tereyağı Nedir?
Yayık tereyağı; inek sütünden ayrıştırılan kaymağın, yayık adı verilen geleneksel kaplarda soğuk suyla çalkalanması ve ardından defalarca yıkanarak ayrandan arındırılması sonucu elde edilen köy teridir. Fabrika üretiminden farkı, işlemin doğrudan kaymaktan başlaması ve herhangi bir katkı maddesi içermemesidir.
Peki yayık tereyağının rengi neden değişir?
Mevsime göre renk farklılığı görülmesi, gerçek köy tereyağının en doğal işaretidir. Yaz ve ilkbaharda inekler taze ot ve çiçekle beslendiği için sütteki karotenoid maddesi tereyağına yoğun sarı bir renk verir. Sonbaharda otların azalmasıyla renk açık sarıya döner. Kışın ise kuru ot ve yemle beslenen ineklerin tereyağı beyaza yakın görünebilir. Bu renk değişimi, ürünün kalitesizliğine değil; mevsimine ve hayvanın beslenme düzenine işaret eder.
Sade Yağ Nedir? Tereyağından Farkı Ne?
Sade yağ; Türkçede saf yağ, erinmiş yağ veya sarı yağ olarak da bilinir. Dünyada ise ghee ve clarified butter adlarıyla tanınır. Osmanlı mutfağında "revgan-ı sade" adıyla anılan bu yağ, yüzyıllar boyunca hem saray sofralarında hem de halk mutfaklarında vazgeçilmez bir yer tutmuştur.
Tereyağı %10–20 oranında su ve %85 oranında yağ içerirken, sade yağ yaklaşık %99 oranında saf süt yağından oluşur. Tereyağı 35–40 dakika boyunca kısık ateşte kaynatılır; bu işlemle içindeki su, ayran ve tortu ayrışır. Sıkı dokunmuş bir bezden süzüldükten sonra geriye neredeyse tamamen saf yağ kalır. 1 kilogram tereyağından yaklaşık 900 gram sade yağ elde edilir.
Hangisini ne zaman kullanmalı?
Tereyağı yüksek ısıda çabuk yanarken, sade yağ 200–240 °C'ye kadar dayanıklıdır. Uzun süreli kavurma, kızartma ve fırın yemekleri için sade yağ daha uygunken; doğrudan ekmek üzerine ya da kısa süreli pişirme için tereyağı tercih edilir. Börek, pilav, baklava ve çorba gibi geleneksel tariflerde ise sade yağın yoğun aroması öne çıkar.

































